Suay Karaman; ATATÜRK TÜRKİYE’DİR

Ölümünün 79. yılında eşsiz liderimiz, büyük kurtarıcımız, çağdaş Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ulusça yine hasret, özlem, saygı ve şükranla andık. Bu anmanın ardında az zamanda çok ve büyük işler başaran büyük önderimiz Atatürk’e minnettarlık duygusu yatmaktadır.

Büyük Atatürk için ölümünün 79. yılındaki anma törenlerinin coşkusu görülmeye değerdi. Saat 09.05’te, çocuğundan gencine, gencinden yaşlısına tüm vatandaşlarımız, büyük kurtarıcılarına olan saygılarını bir kez daha sundular. Ankara’da Anıtkabir her zaman olduğu gibi yine Türkiye’nin her bölgesinden gelen yüzbinlerce kişi ile dolup, taştı. Bu büyük coşku seline benzer görüntüler, diğer illerimizde de sergilendi ve çeşitli etkinlikler düzenlendi.

Eşsiz liderimiz Atatürk, hiç kuşkusuz Türk ulusunun yetiştirdiği en büyük Türk’tür. Yaşadığı yüzyılı aşarak, gelecek yüzyıllara da ışık tutan büyük bir dehadır. Yeryüzünde gelmiş, geçmiş hiçbir lidere yapılmayan bu büyük saygı, yüce önderimiz Atatürk için, her yıl yapılmaktadır. UNESCO,  üye  156  ülkenin  oybirliği  ile  1981  yılını,  “Atatürk Yılı”  ilan  ederken,  kararın  gerekçesinde,  Atatürk’ü  şöyle  tanımlıyordu: ”Uluslararası  anlayış  ve  barış  yolunda  çaba  harcamış  üstün  bir  kişi,  olağanüstü  bir  devrimci,  sömürgecilik  ve  emperyalizme  karşı  savaşan  ilk  önder,   insan  haklarına  saygılı,  dünya  barışının  öncüsü,  insanlar  arasında  renk,  din,  ırk  ayrımı  gözetmeyen,  eşsiz  devlet  adamı,  Türkiye  Cumhuriyeti‘nin  kurucusu….” Dünyanın bütün ülkeleri Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğünü bilmektedir. Böyle bir lidere sahip olmamız, bizler için büyük bir gurur kaynağıdır.

UNESCO’nun bu tanımından haberi olmayanlar ya da okuyup, anlayamayanlar, “10 Kasım’da yaygara kopartıldı”, “Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok” diyenler, Atatürk ve İsmet İnönü için “İki Ayyaş” diyenler, siyasi gelecekleri için şu an Atatürk’e sığınmanın gerekli olduğunu görmüşlerdir. Bu söylemlerin sahipleri yarın mutlaka yine “kandırıldıklarını” söyleyecekleri için, ülkemiz adına olumlu işler beklenemez ve “Atatürk’te birleştik” gibi bir sonuç da çıkarılamaz. Kemalist ilke ve devrimler özümsenmeden, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığı benimsenmeden, ne Atatürkçü olunabilir, ne de Atatürk’te birleşilebilinir…

Türk ulusu ne Atatürk’ten, ne de eserlerinden asla vazgeçmeyecektir. “Türk bağımsızlığını ve Türk Cumhuriyeti’ni sonsuzluğa kadar korumayı ve savunmayı” Türk Gençliği’ne bırakan eşsiz liderimiz Atatürk’e hepimizin borcu vardır. Bu borç, emperyalistlere ve yerli işbirlikçilerine karşı güzel vatanımızı savunarak, yarım bırakılan Kemalist Devrimleri tamamlayarak ödenecektir. İşte bu yüzden Türk Gençliği de, Atatürk’ün kendisine bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar yaşatacak inançta, kararlılıkta ve güçte olduğunu, her 10 Kasım’da ve ulusal bayramlarda  göstermektedir. Türk Gençliği, Atatürk’ün gösterdiği akıl, bilim, kültür ve sanat yolunda aydınlanarak, Atamızın Gençliğe Hitabesi ile Bursa Nutku’nu tekrar tekrar okuyarak, gereğini yapacak azim ve kararlılıktadır. Atatürk Türkiye’dir, Türkiye Atatürk’tür…

Bir Cevap Yazın