Aile hekimlerine ‘kardiyoloji ve obezite’ cerrahisi semineri

0
374 views

Özel OFM Antalya Hastanesi ve Antalya Aile Hekimleri Derneği’nin (ANTAHED) birlikte düzenlediği seminerde; kardiyoloji, obezite ve diyabet cerrahisi konuşuldu.

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Mesci modaretörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda, Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Refik Emre Altekin ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cem Aykent, bilgilerini aile hekimleriyle paylaştı.

KALP VE OBEZİTE CERRAHİSİ KONUŞULDU
The Marmara Otel’de gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını, Özel OFM Antalya Hastanesi Başhekimi Dr. Cem Mutlu yaptı. Antalya Aile Hekimleri Derneği ile bugüne kadar birçok toplantı düzenlediklerini söyleyen Mutlu; “Her ne kadar 2’nci ve 3’ncü basamakta hizmet veren hastane olsak da, birinci basamakta hizmet veren aile sağlığı merkezlerinin önemini çok biliyoruz. Aile hekimlerine her alanda destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Antalya Aile Hekimleri Derneği Bilimsel Komite Başkanı Dr. Yasemin Ballıel de, bu yıl gerçekleştirilen organizasyonda, kalp ve obezite cerrahisi ile ilgili bilgiler aldıklarını söyledi. Aile hekimleri olarak, birinci basamakta kalp ve obezite hastalığı ile ilgili çok sayıda vaka ile karşılaştıklarını aktan Ballıel; özellikle kardiyoloji hastalarının tanı anlamında atlanabildiğine dikkat çekti.

KALP VE OBEZİTE EN ÇOK KARŞILAŞILAN VAKA
“Aile hekimleri olarak, 1’nci basamakta gerçekten çok sayıda vaka ile karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle kardiyoloji hastaları tanı anlamında atlanabiliyor. Çok önemli tedavi değerlendirmesinin kısa zaman içerisinde yapılması gerekiyor. Bu anlamda da hastanın sevki ve ilk müdahale değerlendirmelerini biz aile hekimleri yapıyoruz. Bu eğitimde de faydalı bilgiler aldık” diyen Dr. Yasemin Ballıel, şöyle devam etti: “ Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimlerinden istediği, obezite değerlendirme, inceleme takiplerimiz var. Hastaların vücut kitle endekslerini takip ediyoruz. Obezite değerlendirmelerini alıyoruz. Gerçekten cerrahi endikasyonu varsa 2’nci ve 3ncü basamakların sevkini biz yapıyoruz. Diyet, Obezite ile ilgili egzersiz ve günlük yaşam kalitesini etkileyecek şekilde değerlendirmelerinde yardımcı oluyoruz. Cerrahi bir endikasyonu varsa hastaneye sevk ediyoruz. Kardiyolojik anlamda da rutin değerlendirmeleri alıyoruz. Gerek hipertansiyon, gerek kalp, kroner arter hastalıkları ve diyabet ile ilgili değerlendirmelerimiz düzenli bir şekilde yapılmakta”
KALP HASTALIĞI HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR
Toplantının ilk bölümünde, OFM Hastanesi Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Refik Emre Altekin, ‘Birinci Basamakta Kardiyak Aciller ve EKG Değerlendirme’ başlığıyla sunum yaptı. Günümüzde kalp ve damar hastalıkları nedeniyle, dünyada ölüm oranlarının arttığına dikkat çeken Altekin; Birinci basamakta hizmet veren aile hekimlerine, ‘EKG ile çok acil klinik durumlara tanı koyma’yı anlattı. Kalp ve damar hastalığının, günümüzde her yaşta görülebileceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Altekin; “Kalp ve damar hastalıkları artık dünyada ilk 3’e giren ölüm nedenlerinden birisi. Önceden kalp hastalığı 50 yaş ve üzerinin hastalığıydı. Şimdi böyle bir şey söz konusu değil. Günümüzde yaşam şartları değişti. Beslenme alışkanlığı, sigara hareketsizlik, kötü beslenme, GDO’lu gıdalardan bu hastalığın artmasına neden oluyor. Hiçbir kimsenin ben gencim, kalp hastası olmam deme gibi bir lüksü yok. Dolayısıyla kendimizle, kalp sağlığımızla ilgili bir sorun hissettiğimizde mutlaka bir kalp kontrolünde geçmekte fayda var. Acil şartlarda başvuran hastalar için neler yapılmalı, aile hekimlerimize bugün burada bunu anlattık. Aile hekimlerimizin primer amacı halk sağlığını korumaktır. Aile hekimlerine başvuran hastaların düzenli kolesterol, şeker, tansiyon takibi, böbrek fonksiyonlarının takip edilmesi gibi parametreler, toplum genelinde kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bu önleyici sağlık hizmeti, hem de devlet bütçesine getirilen yükleri önemli ölçüde azaltıyor” diye konuştu.
“KALP SAĞLIĞINDA İYİ DEĞİLİZ”
Avrupa ve ABD ile kıyaslandığında Türkiye’nin kalp sağlığında iyi durumda olmadığını da söyleyen Altekin; “Aslında kalp sağlığında Avrupa ve ABD ile kıyaslandığımızda çok da iyi durumda değiliz. Çünkü Yaşam şartlarımız ve sosyal alışkanlıklarımız çok kötü. Türk toplumu olarak yeme içmeyi seven ama hareket etmeyi sevmeyen bir toplumuz. Hareketsiz kalmak demek, vücudun tüm koruyucu mekanizmalarının tembelleşmesi demektir. Hareketi artırarak, sigara alışkanlığından kurtularak, düzenli beslenerek kalp sağlığını daha iyi koruyabiliriz. Bu devletimizin bir politikası olması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’nın Obezite, sigara ile mücadelesi, ekmekteki tuzun azaltılması yönündeki çalışması devletimizin halk sağlığında toplu bir mücadeleyi başlattığının bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.
OBEZİTE YAŞAM SÜRESİNİ AZALTIYOR
Toplantının ikinci bölümünde, OFM Antalya Hastanesi Obezite & Metebolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Cem Aykent; ‘Obezite ve Diyabet Cerrahisinde Güncel Yaklaşımlar’ başlıklı sunum yaptı. Obezitenin dünyada ve Türkiye’de giderek arttığına dikkat çeken Opr. Dr. Aykent; Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite konsundaki yaklaşımına dikkat çekti. Obezitenin yandaş hastalıkları artırdığına da dikkat çeken Aykent; “Obezitenin hem görünme sıklığı, fazlalığı yandaş hastalıkları artırmaktadır. Bu da yaşam süresini 12-14 yaş azaltıyor Obetizite cerrahisi özellikle 2000’li yıllardan sonra laparoskopinin artması ile birlikte çok yoğun şekilde uygulanan cerrahi haline gelmiştir. Bu ameliyatın ilerlemesiyle şeker hastalığında da yararlı sonuçlar elde edildi. Bu tekniğin artmasıyla birlikte diyabet cerrahisi ve metabolik cerrahi başarılı medikal tedavilerin üzerine çıkan bir tedavi şekline geldi” dedi.
Obezitenin ABD ve Avrupa ülkelerinde çok sık görüldüğünü, Türkiye’de ise Avrupa ülkeleri sıklığında rastlandığını vurgulayan Dr. Cem Aykent, “Hastane olarak Almanya’dan çok sayıda hasta başvuruyor. Obeziteyle ilgili tüp mide olsun veya diyabet ameliyatlarını başarıyla uygulayabiliyoruz. Obeziteyi yeme alışkanlığı, yüksek kalorili gıdalar alınması ve hareket kabiliyetinin azalması tetikliyor” diye konuştu.