“ÇORAK ARAZİNİZ GÜNEŞ TARLASIYLA DEĞERLENSİN”

0
245 views
DCIM100MEDIADJI_0109.JPG

Türkiye’nin Lider Güneş Paneli Üreticisi CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, “Güneş tarlalarının tarım arazilerine yapıldığı ve tarım yapılacak yer kalmayacağı yönünde yanlış bir algı var. Bu tamamen yanlıştır. Arazi seçiminde dikkat etmemiz gereken ilk kıstas santrali kuracağımız arazinin kuru marjinal tarım arazisi olmasıdır. Ot bitmeyen, tarıma elverişsiz olduğuna dair tespit raporu alınan çorak arazilerimizi güneş tarlalarıyla değerlendirelim. Hem enerjimizi güneşten alalım hem de arazimiz değerlensin” dedi.
Türkiye’nin Lider Güneş Paneli Üreticisi CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, JKBB ve GÜNDER işbirliğinde düzenlenen “Köşe Bucak Güneş Her Yerde” eğitiminde katılımcılara, güneş enerjisi sistem tasarımı, arazi seçimi ve projelendirme konularını anlattı.

T.C. Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği (JKBB) ile Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu-Türkiye Bölüm Derneği (GÜNDER) işbirliğinde düzenlenen “Köşe Bucak Güneş Her Yerde Eğitimi” Antalya Kervansaray Otel’de gerçekleştirildi. Eğitimde CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, “Güneş enerjisi sistem tasarımı- arazi seçimi ve projelendirme” konularında katılımcılara bilgi aktardı.

Eğitim öncesi açılış konuşması yapan T.C. Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Genel Sekreteri İrem Çiğci, JKBB olarak belediyelerin güneş gibi sınırsız bir enerji kaynağından faydalanabilmesi için çok ciddi destekler ve eğitimler verdiklerini söyledi. Çiğci, GÜNDER’in güneş enerjisinden elektrik üretimi noktasında çok donanımlı bir dernek olduğunu ve bu dernekten faydalanabiliyor olmaktan mutluluk duyduklarını iletti.

“ÇATIMIZDAKİ GÜNEŞİ KULLANALIM”

GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu ise Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği ile iş birliği yaparak “Güneş Köşe Bucak Her Yerde” diyerek 7 ilde eğitim planı yaptıklarını, üçüncüsünü ise Antalya’da düzenlediklerini söyledi. Faruk Telemcioğlu, güneş enerjisi sistemlerinin ülkemizde kullanımının artması için belediyelerin çok iyi bir rol model olacağını bu nedenle iklim değişikliğinin mutlaka yerel yönetimlerden başlaması gerektiğinin altını çizdi. Eğitimin güneş enerjisi sistemlerinde bilinmesi gereken temel konuları kapsadığını belirten Telemcioğlu şöyle konuştu:

“Biz size burada sadece temel bilgileri veriyoruz. Ben mevzuatı anlatacağım. Diğer arkadaşlar kendi konularını. Yarın Türkiye’nin en büyük güneş panel imalat tesisi olan CW Enerji’ye giderek burada öğrendiğimiz bilgileri yerinde inceleyeceğiz. Yine onların kurduğu bir güneş enerjisi santraline giderek, güneş enerjisi santralinin nasıl işlediğini yerinde uygulamalı olarak öğreneceğiz. Bu sistemin yaygınlaştırılması için asıl iş sizlere düşüyor. Bunun yaygınlaştırılması ile ilgili tabi kamunun da çabaları var. Geçen hafta EPDK 3 kWp altı güneş enerjisi sistemleri için bir takım prosedürleri çok kolaylaştırdı. Maliye bakanı, artık konutlara bunu kullandığımız zaman vergi ile ilgili yaşanan bir takım sorunların artık yaşanmayacağını açıkladı. Belediyelerde ve Çevre Bakanlığı’nda da bu yönde bir takım çalışmalar var. İşin özeti bu güneş her gün doğuyor ve batıyor. Biz bu güneşi kullanırsak kullanacağız, yoksa boşa gidiyor. Güneş enerjisiyle sıcak su üretiminde dünyada 5’inciyiz üretimde üçüncüyüz. Yani çatılarınızda şuanda 20 milyon metre kare güneş konektörü var. Yanına 20 milyon metrekare de PV koyalım elektriğimizi oradan alalım. Yurtdışıdan doğalgaza, akaryakıta para ödüyoruz. Türkiye’de ki kömürden elektrik üretiminin çok önemli bir payı var. Kömürün hepsi ithal. Bunların yerine biz çatımızdaki güneşi kullanabiliriz. Her hava koşulunda elektrik üretmek mümkün.”

“TARIM ARAZİSİ OLMAMALIDIR”

Güneş enerjisi sistem tasarımı ile arazi seçimi ve projelendirme konusunda bilgi aktaran CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz ise şunları söyledi: “Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımında ilk önce doğru bir arazi, doğru bir çatıyı seçmemiz gerekiyor. Güneş tarlalarının tarım arazilerine yapıldığı ve tarım yapılacak yer kalmayacağı yönünde yanlış bir algı var. Bu tamamen yanlıştır. Arazi seçiminde dikkat etmemiz gereken ilk kıstas santrali kuracağımız arazinin kuru marjinal tarım arazisi olmasıdır. Ot bitmeyen, tarıma elverişsiz olduğuna dair tespit raporu alınan çorak arazilerimizi güneş tarlalarıyla değerlendirelim. Hem enerjimizi güneşten alalım hem de arazimiz değerlensin. Güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi tesislerinde, tesisin kurulacağı parselde kadastral yol bulunmalıdır. Türkiye’de en çok yaşanan problemlerden bir tanesi araziyi seçerken doğru kıstaslara dikkat edilmemesidir. Askeri bölge veya askeri koruma bölgesi olmamalıdır. Tesisin kurulmasının imkansız olacağı göl gibi bir su alanı olmamalıdır. Yerleşim alanı olmamalıdır. Otlak/Kışlık-Yazlık (Mera) kullanılmakta olan platolar olmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Kanunları tarafından korunan bir alan olmamalıdır. Havaalanı veya liman gibi bir alan olmamalıdır. Arazinin mutlaka elektrik hattına yakın bir konumda olma zorunluluğu var. Santralin muhakkak ya içinde yada kadastral yol boyunca uzanabileceğimiz bir alt şebekeye bağlı bir TEDAŞ hattı, orta gerilim bir elektrik direği olmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Şuanda trafo merkezlerindeki kapasiteler dolu. Sadece TEİAŞ kapasiteleri doldururken örnek veriyorum Antalya bölgesinde Kepez trafo merkezinde 4.3 MW çağrı mektubu verildiyse TEİAŞ bunu 5 MW’a sınırladı. Kırıntı kapasite dediğimiz 1700 KW’lık kapasite kalmış olabilir. Hemen hemen her trafo merkezinde kalmış 300 KW-500 KW – 100 KW’da olsa kırıntı kapasiteler olabilir. Yani arazi yada çatı yatırımı yapmayı düşünen kişilerin muhakkak dağıtım şirketleri ile görüşmesi gerekir.”

“HER NAKİL HATTINA BAĞLANAMAZSINIZ”

Santral sahanıza yakın he enerji nakil hattına her elektrik direğine yapılacak olan tesisin bağlanamayacağının altını çizen Volkan Yılmaz, “Dağıtım şirketi ile müzakere ederek buradaki elektrik direğinin hat iletim kapasitesinin uygun olup olmadığı tespit edilmeli. Yine yaşanan en büyük problemlerden bir tanesi arazide güneş enerjisi elektrik üretim hattı var, normalde iletim kapasitesi de uygun fakat siz farkında olmadan birkaç km ötenizde aynı ulusal şebekeye bağlı başka bir yatırımcı GES, rüzgar santrali için çağrı mektubu almış olabilir. O hattın kapasitesi o esnada dolu gözükebiliyor. Bu da dağıtım şirketinin arşivlerine hemen o dakikada girmeyebiliyor. O yüzden muhakkak arazi seçerken bağlanacağımız elektrik direğinin kapasitesini çok iyi analiz etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
“ZEMİN ETÜDÜ YAPILMALI”

GES projesinin yapılacağı arazinin zemin etüdünün çok önemli olduğunun altını çizen Genel Müdür Yılmaz, “Bir jeoloji mühendisi araziye gidip arazinin birkaç yerinden toprak parçası alıp, bunu laboratuvarda test ettirip raporla sunuyor. Bu çok yanlış bir uygulama. Sonuçta siz oraya 25 yıl ekonomik ömrü 40-45 yıl ise performans ömrü olan, yatırım yapıyorsunuz. Burada zeminin sınıfını çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Muhakkak bir jeo teknik çalışma yaptırmanız gerekiyor. Ardından çakma ve çekme dediğimiz testleri yaptırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

GES yatırımı yapılacak arazinin lokasyonunun önemine değinen Yılmaz, “Arazi Kuzeye hafif bir eğim olabilir ama ciddi anlamda Kuzey’e eğimli olmamasına dikkat etmemiz gerekiyor. Çok düz veya hafif Güney’e eğimi olabiliyor ama arazinin tam Güney cephesinde ve arazinin yakınında bir dağ veya bir tepe-tepecik olup örnek veriyorum saat 10’a 10.30’a kadar güneşin tam yükseleceği esnada araziye ciddi anlamda gölge düşürebiliyor. Doğu cephesinde, Batı cephesinde dağ veya tepecik olup güneşin doğuş-batış esnasında arazide ciddi gölge problemleri oluşturabiliyor. Tüm bunları yaparken muhakkak bir bilirkişiden hizmet alıp, arazinin Doğu’sunda, Güney’inde, Batı’sında araziye ciddi anlamda gölge düşürecek bir yapı olmaması, arazinin kendi içerisinde Kuzey’e eğim olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Özellikle rakımın yüksek olduğu yerler tercih sebebimiz oluyor. Rakım yükseldikçe, güneşe yaklaşıldıkça havanın hem serinliği hem de güneşe yakınlığınız arttığı için ciddi anlamda verimlilik artıyor” dedi.

“TAŞ OCAĞI YAKININDA OLMAMALI“

GES kurulacak alana etki edebilecek mesafede bir taş ocağı, maden ocağı, kırım ocağı olmaması gerektiğini belirten CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, paneller üzerinde çok ciddi tozlanmaya neden olacağının ve normalde bir GES’de yılda ortalama bir defa temizlenmesi gerekirken böyle bir lokasyonda her hafta temizlenmesi gerekeceğinin, temizlik maliyetinin ise yatırım maliyeti amortismanını ciddi anlamda etkileyeceğinin altın çizdi. GES arazisinin bir heyelan bölgesinde olmaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, olası bir afet durumunda sigortada problem yaşanılabileceğini ifade etti.

“90 GÜNDE PROJE ONAYA SUNULMALI”

Elektrik dağıtım şirketinden çağrı mektubu aldıktan 90 gün içerisinde projeyi onaya sunma zorunluluğu olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Başvuru aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlar var. Başvuru dosyası bu işi bilen kişiler tarafından hazırlanmalıdır. Orada zamanla yarışıyorsunuz. Dağıtım şirketinden olumlu dönüş olduğunda zaman kaybetmeden hatta çağrı mektubu da almadan çalışmalara başlamalısınız. Proje hazırlatacağınız firmayı ciddi anlamda araştırmalısınız. En büyük problemlerden bir tanesi GES yatırımı yapmaya karar verdiğinizde projenizi onaylatırken genelde daha önceki projelerden kopyala yapıştır mantığı ile yaklaştıkları için ciddi zaman kayıplarına uğrayabiliyorlar. İşin ehli bir firma ile çalıştıktan sonra sadece bir günde arazide keşif yaptıktan sonra iyide bir plan kota çalışması yaptıktan sonra projenizi tek seferde uygulamaya müsait olacak şekilde onatıp daha sonra hem kamu kurumlarına tahlil ettirmek için zaman kaybı yaşamamış olursunuz. Projeyi çizecek olan mühendisin hiç sahaya gitmemiş olması başlıca problemlerden. Özellikle enerji nakil hatlarında çok büyük problemler yaşanıyor. Sektörümüzün milli problemi diyebiliriz. Bir güneş enerjisi santralinin projesini çiziyorsunuz ve enerji nakil hattının güzergahı bulunduğunuz saha ile bağlanacağınız saha arasında 3 km’lik bir enerji nakil hattı olduğunu düşünürseniz muhakkak mesafe uzun bile olsa kadastral yol üzerinden gitmekte fayda var. Çünkü şahısların parselinden geçecek olursanız tabi ki bununda çalışmasını zamandan kayıp yaşamamanız adına daha önceden yaparsanız daha mantıklı bir seçim olabilir. Projenizi tasarlayacak olan mühendisinizin enerji nakil hattı güzergâhını ve ilgili izinlerini muhakkak projeyi tasarlarken alması gerekmektedir. Kamu kurumlarından alınacak imar için uygundur görüşleri de çok önemlidir.”

“PANELLERİN AÇISI DOĞRU HESAPLANMALI”

Güneş enerjisi panellerinin araziye doğru bir şekilde yerleştirilmesi gerektiğinin önemine değinen CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, “Açısını doğru bir şekilde hesap etmek gerekiyor. Paneller arasındaki mesafenin de doğru bir şekilde hesap edilmesi gerekiyor. Bunun için simülasyon programları var. Güneşin o bölgedeki durumuna göre, ön sehpa ile arka sehpa arasındaki uzaklığı iyi bir analiz yaparak belirlemeniz gerekiyor. Burada dikkat edilmesi gereken düz arazide örneğin 4 tane panelin yatay montajı yapılan bir sistemde eğer ki 4 metre sehpalar arasında boşluk bırakacaksak araziniz biraz Kuzey eğilimliyse 4-5 hatta 6 metre mesafe bırakmak zorunda kalabilirsiniz. O yüzden mühendisiniz muhakkak projeyi tasarlarken iyi bir plan kota çalışması yaparak arazide iyi bir gölgeleme yaparak arazideki paneller arasındaki doğudan batıya ve kuzeyden güneye gölge mesafesini çok iyi ayarlaması gerekmektedir. Güneş panellerinde ısı ile değil UV dediğimiz güneşin radyasyonlarıyla elektrik üreten yapılardır. Eğer ki güneş panellerinin üzerinde 60-70 hücre olduğunu düşünürsek üzerinde bir tanesinin üzerine gölge düştüğünde ona bağlı olan diğer panellerinde performansını etkileyecektir. İnvertör yerleşimini, sahada panoların yerleşimini belirlemek gerekiyor. AG ve OG kablo güzergahlarını belirlemek gerekiyor” diye konuştu.

“MONTAJ YÖNTEMİ DOĞRU ANALİZ EDİLMELİ”

Özellikle arazi GES projelerinde sistem tasarımı ve projelendirmede en önemli hususlardan bir tanesinin güneş paneli taşıyıcı konstrüksiyon sistemlerinin montajı olduğunun altını çizen Volkan Yılmaz, “Genelde 3 yöntemle güneş paneli taşıyıcı konstrüksiyon sistemlerinin montajını yaparsınız. En çok tercih edilen çakma sistemidir. Taşıyıcı konstrüksiyon sistemlerinin toprağa çakarak yapılan bir yöntemdir. Daha ekonomik ve daha kolaydır. Beton delme ve karo delme yöntemi de var. Bunun içinde arazide mutlaka iyi bir zemin etüt raporu iyi bir jeotermik çalışma ve çakma delme testi yaptırmak gerekir. Karo sisteminde toprak belli bir derinlikte genişlikte toprağa delme işlemi uyguluyorsunuz daha sonra güneş paneli taşıyıcı konstrüksiyon sisteminin ayağını o delik içerisinde sabitleyip etrafına sulu beton döküyorsunuz. Maaliyet olarak ikinci uygun sistemdir. Arazi neredeyse tamamen mermer granit olabiliyor. Delme bile yapılamıyor. O noktada beton temel yönetimini tercih ediyoruz. Bu bir ekip işidir. Elektrik Elektronik teknisyeninden sadece bu bilgileri alamazsınız. Bir jeoloji mühendisi bir ziraat mühendisi ve bir elektrik elektronik mühendisinin bir araya gelerek yapmış oldukları etütler sonucu doğru montaj yöntemini seçmek zorundasınız” dedi.

CW Enerji Araştırma Geliştirme Mühendisi Gökhan Gözlekçi ise güneş panellerinin çalışma prensibinden,

panel üretiminde kullanılan malzemelerden ve hangi amaçla kullanıldıklarından, kaliteli bir panel üretimi için dikkat edilmesi gereken hususlardan, panel üretimi esnasında ve sahada karşılaşılabilecek kusurlardan, sertifikasyonlardan ve bu sertifikasyonların öneminden bahsetti.

2 gün süren eğitimin son gününde katılımcılar CW Enerji üretim tesislerini ve CW Enerji Döşemealtı 1069,2 KWp gücündeki güneş enerjisi santralini gezerek, almış oldukları eğitimi uygulamalı bir şekilde öğrendiler.