Suay Karaman; “TERÖRİST”

0
314 views

Bir televizyon programında eski futbolcu, şimdi futbol yorumcusu olan Rıdvan Dilmen, Tayyip Erdoğan ve ailesini çok sevdiğini söyleyerek, Tayyip Erdoğan için “parkasız Deniz Gezmiş” benzetmesi yapmış. Futbol oynadığı dönemlerde Rıdvan için ‘şeytan’ derlerdi ama şimdi ‘yalaka’ sıfatı sanki daha çok yakışıyor..

AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Rıdvan Dilmen’in bu benzetmesine karşılık, bir toplantıda şunları söyledi: “Deniz Gezmiş bir terörist idi.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türk sporunda önemli başarılar sağlamış olan bir sporcu, sahadaki şeytanlığını siyasete taşımasın. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına parkasız Deniz Gezmiş ifadesi, ne Türk milletine yakışır, ne cumhurbaşkanına yakışır ne de cumhurbaşkanlığına yapılan bir yalakalığa yakışır. Şiddetle reddediyorum ve Türk milletinden özür dilemesini istiyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı bir dönemin teröristi ile özdeş kabul edilemez.”

Ülke sevgisinden kuşku duyulmayan Deniz Gezmiş’in duruşu, onurlu ve dik bir duruştur. 30 Ekim-10 Kasım 1968 tarihleri arasında Samsun’dan Ankara’ya “Mustafa Kemal Yürüyüşü” düzenleyen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Türk halkına çağrısı şöyleydi: “Büyük Türk Milleti, Atatürk için toplanalım. Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluş idealini yaşatmak için, Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için, milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, tam bağımsız gerçekten demokratik Türkiye için, Gazi Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluşçu saflarında toplanalım. Yaşasın Türkiye, yaşasın yarının bağımsız Türkiye’si için mücadele..” Bugün böyle bir çağrıyı, Deniz Gezmiş’lere terörist diyenler yapabilir mi?

Deniz Gezmiş ve arkadaşları, 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul’a gelen ABD 6. filosuna karşı eylem yapıp, direnmiş, emperyalizme karşı savaşmışlardır. Bugün Deniz Gezmiş’e terörist diyenler, emperyalizmin maşalarıdır ve halen de aynı görevlerini sürdürmektedirler. Terörist, emperyalizmden beslenerek halka karşı silah sıkanlardır, ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen insan taklitleridir..

23 Şubat 1978 tarihinde Ankara’nın Gölbaşı ilçesi girişinde, Adana’dan gelen arabasının bagajında portakal sandıkları içinde iki otomatik silah yakalanmasına karşın, yargılanmayan tek ülkücü olan Devlet Bahçeli; “Arabayı dört genç ülkücüye vermiştim, sanırım onlar koymuşlar, benimle bağlantısı yok” şeklinde bir ifade vermiş ve ceza almamıştı. Üstelik arabada bulunan silahların birçok öldürme olayında kullanıldığı belirlenmişti. Arabada yakalanan o genç ülkücülerden biri olan Ali Halaman, 1999 seçimlerinde Bahçeli tarafından milletvekili yapılmıştır. Bu dört genç ülkücüye silahları veren Adana Ülkü Ocakları Başkanı Recai Yıldırım da, yine Bahçeli tarafından 1999 seçimlerinde milletvekili yapılmıştır.

12 Eylül 1980 öncesindeki anarşi döneminde MHP’li tosuncukların yaptıklarını, işledikleri cinayetleri unutmak mümkün değildir. Çok değerli, yeri doldurulamayan yurtsever aydınları ve gençleri öldürenler, kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan, ama emperyalizmin piyonu olduklarını bile fark edemeyen psikolojileri bozuk zavallı insanlardı. “Canımız sıkıldı bir devrimci öldürelim dedik, öldürdük” diyen 16 yaşındaki Ferhat Tüysüz ile Veli Can Oduncu, Haluk Kırcı, İbrahim Çiftçi, Mehmet Ali Ağca, Ökkeş Kenger Şendiller, Yılma Durak, Muhsin Kehya, Abdullah Çatlı ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi daha nice öldürme makinelerine terörist denilmez mi? 19-24 Aralık 1978 Kahramanmaraş olaylarında tekbirler getirerek, duvarlara üç hilal çizip, hamile kadınların karnındaki çocukları ağaçlara çivileyenler, yaşlı kadınların gözlerini oyanlar terörist değil midir? Bunun gibi daha birçok toplu öldürme eylemi yapan katil sürülerine, terörist sözcüğünden başka ne denilebilir? Hatta bu caniler için, terörist sözcüğü bile az gelmektedir.

Bütün bunları unutup, Deniz Gezmiş için terörist diyenlerin insan önüne çıkamamaları gerekmektedir. Emperyalizmden beslenerek, terörün baş sorumlusu olanların, ülkemizi bugün güçsüz ve itibarsız durumlara getirenlerin artık politikayı bırakmalarının zamanı gelmiştir.