Yahudi Batacağı Zaman 2 Tavuğu Yermiş

0
130 views

Ülkemizin geldiği duruma bakalım. AKP hükumeti 3 kasım 2002 yılından beri hükumet tam tamına 16 yıl geçti. Cumhuriyet tarihinde hiç bir ekonomik yatırım yatırım yapmayan tek hükumet!.. Tabiki AKP’den başkası olamaz. Sanal büyümelerle halkı aldatmaktan başka bir şey yapmadılar. Bakalım gerçek tablo nedir;
Önce kazandırdıkları:

Oda TV internet sitesinden aldığımız bilgiye göre; Bir-iki köprü, viyadük, her yıl onarıma ihtiyaç duyan duble yollar, bazı havaalanları, bazı hastaneler, çok katlı binalar, ortaokul kalitesine bile ulaşamayan güya üniversiteler ve bir kaçak saray… 16 yılda belli başlı kazancımız bunlardan ibaret ama yine de haksızlık etmeyelim; yazmaya değer bir şey varsa lütfen ilave edin de utanalım, dişimizi kıralım!

Ve kaybettirdikleri:

Bir; bir istediyse on verdikleri FETÖ’nün devlet ve sivil toplum yaşamımız üzerindeki tahribatı!

İki; iftira, kumpasla içerde tutulan Atatürkçü subay, gazeteci ve aydınların dramı… İnsanlık dışı işlemlere muhatap olan insanların intihar ederek canına kıyması… Gezi Parkı eyleminde “yeter artık” diyen gençlerimizin katledilmesi!
Üç; 17-25 Aralık 2013 skandalı! Duyduklarımız, ağzımız açık izlediklerimiz ve devlet adamlığı algımızın yerlere paspas olması! “Siyasetçi yalancıdır, siyaset kötüdür, asla güvenmeyin” algısının yerleşmesi…

Dört; “ortaklığın” bozulmasından sonra FETÖ örgütünün darbeye kalkışması…

Beş; demokrasinin nimetlerinden yararlanıp iktidar olan AKP’nin, demokrasiye kurşun sıkar gibi tek adam rejimini bir bakıma diktatörlüğü inşa etmesi…

Altı; yargı, yasama, yürütme ve medyanın, yani güçler ayrılığı ilkesinin, yani demokrasinin “olmazsa olmazı” denilen unsurlarının içinin boşaltılması, göstermelik hale getirilmesi… ATV ve Doğan medya grubunun devlet bankalarından verilen usulsüz kredi ve kamu kurumlarından beslenen kişilerden alınan rüşvetlerle satın alınması, medya tekeli oluşturulması ve doğrudan AKP’nin emrine girmesi.

Yedi; ahlaksızlığın ve çocuk tecavüzünün tavan yapması! Yargıda “FETÖ borsası” oluşması… Osmanlıda ve şeriat hukukuyla yönetilen ülkelerde bile görülmeyen din simsarlığı… Laikliğin şeytanlaştırılması, tasfiye edilmesi ve kadın acziyetinin simgesi olan türbanın kamu kurumlarında egemenlik kurması…

Sekiz; üniversitenin, bilim adamlığının, öğretmenliğin, kariyer ve liyakatin değersizleştirilmesi…

Dokuz; Sn. Erdoğan’ın “diploması var mı, yok mu” tartışmasına kesin bir açıklık getirememesi ve “acaba o makamda, makamın yasal şartlarını yerine getirmeden mi oturuyor” kuşkusunun devam etmesi. Bilimin, aklın ve özgürlük taleplerinin “yasaklanması!”

On; siyasette yalanın, rüşvetin, irtikâbın yaygınlaşması, sıradanlaşması. Devletin itibarsızlaştırılması…

On bir; AKP yöneticisi avukatların yargıç olarak atanması!

On iki; Tüpraş, Türk Telekom, Petkim, Tedaş, Tekel, Etibank ve İştirakleri, THY, Erdemir, Seka, Sümerbank, Petrol Ofisi, Et Balık Kombinaları… Gübre San. AŞ, Şekerbank, Sümer Holding ve taşınmazları, Denizcilik İşletmeleri, feribotlar… İskenderun Demir Çelik, Divriği ve Hekimhan Madenleri, Seydişehir Alüminyum, Tuz İşletmesi, çimento fabrikaları… Borçelik, Spor Toto, Murgul Bakır İşletmesi, adını saymadığım pek çok maden alanı, elektrik dağıtım şirketleri, kamu arazileri, turizm tesisleri, kömür işletmeleri, ormanlar, 2-b arazileri, fabrika, tesis vb işletmelerin satılmasını ele aldığımızda fiyaskoyla sonuçlanıyor.Türkiye ekonomisini batıran AKP hükumeti baskın seçime giderek sorumluktan kurtulmak istiyor. Bir yılda baş arımızı giderecek gribin parası 230 milyar dolardır. 600 milyar doların üzerine çıkan borç miktarımızın faizleri bile döviz artışıyla artıyor. Ülkemizi borç batağına batıran hükumet erken seçimle kaçmaya çalışıyor. Düşmanın yapamayacağı kötülüğü AKP hükumeti yaptı!. Batan bir Yahudi 2 tavuğu birden yermiş!..